ÖZEL | Tuğberk Tanrıvermiş, Kontraspor'a konuştu: Icardi ve Osimhen Real Madrid'de oynar | İdolüm Jose Mourinho!

Jose Mourinho Mauro Icardi Victor Osimhen

Galatasaray'da yardımcı antrenörlük yapan ve Roma'da U18 takımının teknik direktörlüğünü yapan Tuğberk Tanrıvermiş şu anda Avusturya 2. Lig takımlarından SKN St. Pölten'i çalıştırıyor. Genç teknik adam, Kontraspor.com'dan Habibcan Yıldırım'a özel açıklamalarda bulundu. Tuğberk Tanrıvermiş; Jose Mourinho'dan Dybala'ya; Mauro Icardi'den Victor Osimhen'e kadar birçok konuda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Bir dönem Galatasaray'da yardımcı antrenörlük görevini üstlenen, Roma'da U18 takımını çalıştıran ve şu anda Avusturya 2. Lig ekiplerinden SKN St. Pölten'nin teknik direktörlüğünü yapan Tuğberk Tanrıvermiş, Kontraspor.com'dan Habibcan Yıldırım'a özel açıklamalarda bulundu.

Genç teknik adam Jose Mourinho'yu idol olarak gördüğünü belirtirken Mauro Icardi ve Victor Osimhen "Real Madrid'de oynarlar" yorumunu yaptı. Tuğberk Tanrıvermiş, Galatasaray'ın transfer gündeminde yer aldığı iddia edilen Paulo Dybala için de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Tuğberk Tanrıvermiş'in Kontraspor.com'dan Habibcan Yıldırım'a yaptığı açıklamalar şu şekilde:

"UMARIM SEZONU EN İYİ ŞEKİLDE TAMAMLAYACAĞIZ"

Futbol kariyerime Galatasaray'da çok genç yaşta başladım. Öncelikle alt yapı ve scouting dönemim oldu 20'li yaşlarımın başında. Daha sonra Denizlispor ve Kayseri Erciyesspor'da kısa dönemli deneyimlerim oldu. Ondan sonra Galatasaray'a A takıma döndüm. Rakipleri inceleme görevim vardı ve daha sonrasında altyapı takımı çalıştırdım ve sonrasında da A takımda yardımcı antrenörlük yapma fırsatım oldu. Şu anda yaşım 35, futbolcuların futbol oynadığı dönemde bu önemli bir tecrübe. Ben bu dönemi antrenörlük yaparak geçirdim. Sonrasında kendimi geliştirmek adına Avrupa'ya gitmek istiyordum ve bunun için İtalya büyük bir şanstı. İtalya'da 5 sezon Roma'da 1 sezon Spezia'da. Her şey yolunda ve istediğim gibi gitti. Yaş kategorilerini ve grupları seviye seviye yukarı çıkardık. Geçtiğimiz yazdan itibaren A takım çalıştırmak istiyordum ve bunun için en uygun ülkeler de Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Slovenya gibi ülkeler genç antrenörlere iyi takımlarını verebilen ülkeler. Çok şükür böyle bir fırsat St. Pölten takımından bana geldi. Ekim başından itibaren oradayım. Çok iyi bir başlangıç yaptım. Umarım bu sezonu da en iyi şekilde tamamlayacağız.

ÖZEL | Tuğberk Tanrıvermiş, Kontraspor'a konuştu: Icardi ve Osimhen Real Madrid'de oynar | İdolüm Jose Mourinho! - Resim : 1

"TARİHTE BİR İLKTİ! BENİ FLORYA'YA DAVET ETTİLER"

Ben Galatasaray Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi okurken Galatasaray'ın eski kaptanı Cüneyt Tanman'ı tanıyan bazı arkadaşlarım vardı. O vesileyle eski kaptanımızla bir araya gelme şansım oldu. Ardından Cüneyt ağabey scout ekibinin başına geçti. O dönem Galatasaray'da scout ekibi ilk defa kuruldu. Tarihte bir ilkti. Sağ olsun beni Florya'ya çağırma ve bana orada bir görev verme inceliğinde bulundu. Benim için bu çok onur verici bir durumdu. Taraftarı olduğum bir kulüpte çalışmak benim için paha biçilmezdi. Galatasaray'ın kapısından içeri girdiğimde bir daha oradan çıkmayacağımı uzun yıllar oraya hizmet edeceğimi biliyordum. Önemli deneyimler ve şampiyonluklar elde ettim. Tabii ki orada bu şampiyonlukların en önemli payı o dönem ki teknik adamların ve oyuncularındır. Bende o dönemde onlardan bir şeyler öğrenme şansına eriştim.

"AVRUPA TAKTİK AÇISINDAN DAHA DONANIMLI"

Türkiye'de teknik ve taktik anlamda bazı şeyleri öğrendim ama bu konuda Avrupa'nın biraz daha donanımlı olduğunu düşünüyordum. Aslında Almanya hedefim vardı çünkü İtalyanca bilmiyordum. O dönemde Almanca, İngilizce ve Fransızca konuşabiliyordum. İtalyanca bilmiyordum. Ama Roma'dan teklif gelmesi beni de şaşırtmıştı. Beklemediğim bir durumdu. İtalyanca bilmememe rağmen ısrarla bir teklifleri oldu. Bende bu meydan okumaya tamam dedim. İlk senem çok zor geçti. Londra'da bir panele katıldım. Orada Roma yetkilileriyle bir araya geldik ve tanışma dönemi oldu. Daha sonra onlar İstanbul'a geldiler ve görüşmek istediklerini söylediler. Daha sonra da tekliflerini ilettiler. İyi ki de böyle bir şey olmuş. İtalya, futbolda bir teknik adamın çalışabileceği en zor ülke ama başarılı olduğu zaman ve engelleri geçtiği zaman en çok taktik anlamda ve teknik anlamda detayları öğrenebileceği bir futbol ülkesi.

"MOURINHO HER TEKNİK ADAMIN İDOLÜDÜR"

Mourinho, profesyonel olarak futbol oynamamış ama antrenörlük yapan her genç teknik adamın idolüdür. Benim için öyle. Çok sevdiğim ve hayranlık duyduğum bir teknik adam. Şu anda Fenerbahçe'de görev alıyor. Belki de kaderin bir cilvesi diyebiliriz buna. Türkiye'de de başarılı olabileceğini düşünüyorum eğer gereken zaman verilirse kendisine. Onunla aynı sahayı paylaşmak, yan yana sahaları paylaşmak, fikir alışverişinde bulunabilmek Roma döneminde benim için motive edici, duygusal anlardı. Öyle bir teknik adam ki bir kelimesinden çok şey öğreniyorsunuz. Oyuncularla olan diyaloglarını takip ettiğiniz zaman farklı şeyler görebiliyorsunuz. Ekibiyle görüşmeleri, saha kenarındaki hem taraftarı hem tribünü hem oyunu idare edişi... Usta bir teknik adam. Zaten kariyeri, başarıları kendi başına konuşuyor. Türk futbolunda böyle bir teknik adamın yer alması hem Fenerbahçe için hem Türkiye için önemli bir şans olarak görüyorum bunu. Ödül konusuna gelecek olursak Roma'ya döndüğüm ikinci dönemdi. Yani Mourinho'nun da Roma'da olduğu dönemdi. U-18 takımını çalıştırırken üst üste iyi sonuçlar almıştık ve ligi şampiyon olarak bitirmiştik. Bu vesileyle böyle bir ödüle layık görülmüştüm. Bende orada ülkemi temsil ediyorum. Futbolcu arkadaşlarımız tabii ki gidiyor ama yurt dışında teknik adam anlamında biraz az sayıdayız. Ne kadar önemli bir sorumluluk olduğunun bilincindeyim. Çok şükür orada ülkemi temsil ederek böyle bir ödül aldığım için mutluyum. Aldığım ödüller ve bu başarıların hepsinde Türkiye'de sosyal medya üzerinden inanılmaz bir destek görüyorum. Sadece Galatasaraylılar değil pek çok futbolsever iyi temennilerini bana iletiyorlar. Onlara da bu şekilde teşekkür etmiş olayım.

ÖZEL | Tuğberk Tanrıvermiş, Kontraspor'a konuştu: Icardi ve Osimhen Real Madrid'de oynar | İdolüm Jose Mourinho! - Resim : 3

"CENGİZ ÜNDER ÜST DÜZEY YETENEK"

Cengiz ile çok yakındık. Cengiz ile her günümüz beraber geçiyordu. Çok da severim kendisini inanılmaz yetenekli ve kaliteli bir futbolcu. Üst seviyede bir kumaşı var. Bana göre şu anda maalesef fazla forma şansı bulamıyor ama önümüzdeki dönemlerde kendi kalitesini tekrardan ortaya koyacaktır. Cengiz sadece kulübün için değil Türkiye Milli Takımı için de önemli bir değer. Bu tarz kaliteli oyuncular hiç yetişmiyor. Bizim de böyle oyuncuların kıymetini bilmemiz gerektiğini düşünüyorum. Benim de Roma'da ilk dönemimdi. Dolayısıyla onların da bana desteği olmuştu. Ben geldiğim zaman onlar oradaydı. Benim için de bir şans olmuştu orada Türk oyuncuların ve başarılı oyuncuların olması. Daha sonra ki dönemde Zeki de geldi. Evini de ben buldum. Zeki ve Cengiz'in evi de komşuydu. Zeki daha farklı bir profilde bir oyuncu. Tam bir görev adamı ve çok başarılı. Çok istikrarlı. Herhalde dünyada her takımda belki ilk 11 olmasa bile kadroda her hocanın bulunmasını isteyeceği tarzda bir oyuncu. Kendine inanılmaz iyi bakıyor ve iyi besleniyor. İyi çalışıyor. Sakatlık dönemleri çok çok az. Roma'da üçüncü sezonu ve orada bu istikrarı sağlamak kolay değil. Onu da çok başarılı buluyorum.

"DYBALA SADECE GALATASARAY İÇİN DEĞİL HER TAKIM İÇİN LÜKS"

Galatasaray çok büyük bir kulüp. Aynı şekilde Fenerbahçe'de öyle. Her futbolcu bu kulüplere gelmek istiyor. Özellikle belki kariyerlerinin sonuna yaklaşmış oyuncular biraz daha fazla burayı tercih edebiliyorlar. Ama Dybala farklı bir oyuncu. İtalya'da da 10 numara anlamında Dybala gibi başka bir 10 numara yok. Belki tek eksiği Dybala'nın sürekli oynama şansını bulamaması sakatlıkları sebebiyle. Çarşamba-cumartesi, perşembe-pazar temposuna belki 90 dakika üst üste kaldıramaması ama Dybala sadece Galatasaray ve Roma için değil her takım için lüks ve önemli bir oyuncu. Eğer yolu Türkiye'ye düşerse onu kadrosuna katan takım için inanılmaz bir avantaj olacağını düşünüyorum. Çünkü hem son vuruşları etkili, topu ayağından almanız imkansız, asist özelliği de var. Bambaşka bir oyuncu Dybala.

ÖZEL | Tuğberk Tanrıvermiş, Kontraspor'a konuştu: Icardi ve Osimhen Real Madrid'de oynar | İdolüm Jose Mourinho! - Resim : 4

"BEN DE ONLARI ÖRNEK ALDIM"

Avrupa'da Avusturya futbolu, Alman futbolu beraber olarak anlatabileceğimiz bir futbol tarzı. Burada fizik kalitesinin çok üstün olduğunu görüyoruz. Oyun şiddetinin İtalya'ya ve başka ülkelere göre yüksek olduğunu görüyoruz. İkili mücadelelerin daha sert geçtiğini, fiziksel temasın daha fazla olduğunu görüyoruz. Taktik anlamda geçişlerin top kaybedildiği zaman ani gegenpressin en iyi uygulandığı ülke olarak görüyoruz. Rangncik şu anda Avusturya Milli Takımı'nın hocası. Daha önce de Redbull'un global CEO'su idi. Dolayısıyla Redbull'un başlattığı bu topu kaptırdığı an da bütün oyuncuların bir an da rakibi kıskaca ve baskı altına alması, gegenpress şu anda bütün Avusturya futbolunu sarmış durumda. Şu anda aynısını ben oraya gittiğim zaman üst üste maçlarım hem Redbull ile oldu Sturm Graz ve Rapid Wien ile oldu. Bunlar Avusturya'nın büyük takımları. Hepsi aslında Redbull'un o gegenpressingini kopyaladığını görüyoruz. Buna karşı da çözüm üretmemiz gerekiyor. Baktığınız zaman Dortmund benzer bir oyun oynuyor yıllardır. Bayern Munih bir anlamda benzer. Bu takımların en önemli özelliği tabii ki topla iyi yetenekli oyuncuları var ama baskıyı özellikle de geçiş baskısını kaptırdıkları an da gegenpressingi iyi uygulamaları. Ben de aslında biraz onlardan örnek aldım. Çünkü son dönemlerde edindiğim statik oyun kurma veya baskı, oyun kurma yönlerinin dışında biz de son maçlarda kendimize bu gegenpressingi St.Pölten takımı olarak eklemeye başladık.

"GALATASARAY'DA BENDEN BÜYÜK OYUNCULARLA ÇALIŞTIM"

Her oyuncunun aslında farklı bir anahtarı var. Galatasaray'da çalıştığım dönemde 85'li ve 83'lü oyuncularda vardı benden 6-7 yaş büyük oyuncularla da çalışma şansım olmuştu. Daha sonra altyapıda çalıştığım dönemlerde 2003-2004-2005... Şimdi tekrardan A takım teknik adamlığında her jenerasyondan oyuncuya sahibiz. 90'lı grubu var, 2000'ler, 2000'lerin ortaları... Her jenerasyonun farklı bir anahtarı olduğunu düşünüyorum ben. Bu son jenerasyon biraz daha olayları anlamak istiyor. Neyin neden yaptığınızı biraz daha anlatmanızı istiyorlar. Hem teknik hem taktik anlamda. 90'lı oyuncular biraz daha rahatlar bu konuda. Fazla işin detayına girmeden hızlı bir şekilde sahada istediklerinizi de anlıyorlar ve daha çabuk bir şekilde uyguluyorlar. Onlarla iletişim biraz daha çabuk olabiliyor. Ama burada teknik adamların en önemli dikkat etmesi gereken şey her oyuncunun da aslında farklı olduğunu görmesi. Sadece 2000 jenerasyonu 2005 jenarasyonu diyerek değil, her insan birbirinden farklı. Dolayısıyla aynı yaşta bile olsa belki oyuncu çok diyalogtan hoşlanmıyor, belki oyuncuyu takımın önünde alkışlamanız veya eleştirmeniz ona fayda vermenizi sağlıyor. Bence aslında hocaların jenerasyon olarak evet ama insanları da ayrı ayrı değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum.

ÖZEL | Tuğberk Tanrıvermiş, Kontraspor'a konuştu: Icardi ve Osimhen Real Madrid'de oynar | İdolüm Jose Mourinho! - Resim : 5

TÜRK TAKIMLARINDAN TEKLİF ALDI MI?

Evet. Geçtiğimiz 3 seneden beri, Süper Lig kulüplerinden ve 1. lig kulüplerinden teklifler geldi. Türkiye'ye asla dönmem diye bir düşüncem kesinlikle yok. Ama Avrupa'da şu an mutluyum. Kariyerimi Avrupa'da istediğim ve planladığım bir şekilde götürüyorum. Türkiye'ye dönme planım şu an yok. Ama bu demek değil ki dönmeyeceğim. Belki burada doğru proje ve doğru plan olursa neden olmasın? Burası benim kendi ülkem, kendi yuvam. Türkiye'de de başarı elde etmek istiyorum.

"ŞU ANDA ÇALIŞTIĞIM TAKIMDA BAŞARILI OLMAM GEREKİYOR"

Şu anda St.Pölten takımı hocasıyım ve orada başarılı olmam gerekiyor. Orada belli bir kontratım var bu sezon sonuna kadar. Orada bu dönemi en iyi bir şekilde geçirip takımımı başarılara götürmek istiyorum. Oyuncularımı da geliştirmek istiyorum bunu yaparken. Çünkü kulübün verdiği misyon bu. Ondan sonra ki süreçte benim teknik adam olarak önemsediğim konu çalışacağım kulüplerdeki proje ve kulüp yönetiminin veya başkanın veya sportif direktörünün hocaya olan yaklaşımı ve onlardan aldığınız güven. Çünkü siz kulüpten aldığınız güveni hissettiğiniz zaman oyunculara da bunu daha rahat bir şekilde yansıtıyorsunuz. Bu da sahada başarılı olmanıza yol açıyor.

"TFF İLE BAZI GÖRÜŞMELERİM OLDU"

Son yıllarda federasyon ile bazı görüşmelerim oldu. Ama bu konuşmalar hep havada kaldı. Sadece A Milli Takım teknik ekibi değil, önemli bir yaş grubu çalıştırma konusunda da konuşmuştuk. Bunlar hep havada kalan konular oldu. Dolayısıyla böyle olması daha da hayırlı oldu diyeyim. Ama önümüzdeki dönemde Türkiye Futbol Federasyonu, Türkiye Milli Takımı her türk teknik adam için bir onur ve gurur meselesidir. Bunun altını çizeyim. Benden kaynaklı olmadığının da altını çizeyim. Ne zaman çağrırsa biri Türk Futbol Federasyonu'ndan, her teknik adam gibi bende koşa koşa gidip kendi ülkeme yardımcı olmak isterim. Bundan da büyük gurur duyarım.

"VAR'DAKİ HAKEMLERİN HIZLI KARAR VERMESİ ÖNEMLİ"

Ben VAR'ı fazla buluyorum. Çünkü en azından önemli hataların azalmasını sağlıyor. Maçın sonucuna etki edecek hataların daha adaletli şekilde dağılmasına yol açıyor. Tabii ki VAR'ın sıkıntısı şu olabiliyor. Biraz oyundaki duygusallığı ve ani oyun şiddetini kesmesi biraz sıkıntı. Burada tabii ki VAR'daki hakemlerin daha hızlı karar vermesi önemli. Premier Lig inanılmaz şekilde süratle karar verip hem oyun temposunu da kesmeden çok başarılı şekilde uyguluyorlar. Hakem tartışmaları aslında her ülkede var. Ama bizim ülkemizde biraz fazla oluyor. Ben hakemlerimize destek vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Kendi ülke futbolumuzu yerin dibine indirmeyelim. Ne kendi hocalarımıza bu kadar kısa süre verelim ne de kendi hakemlerimize bu kadar acımasız davranalım. Burası çok güzel bir ülke. Çok kaliteli oyuncular yetişiyor, burada iyi teknik adamlar var. Eminim ki burada iyi hakemlerde var. Daha önce Avrupa'da önemli maçlar yönetmiş Cüneyt Çakır var. Bunun gibi daha çok hakemimiz de çıkabilir. Ben hakemlerimize destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Hakemler de hata yapacak, futbolcular da hata yapıyor, biz hocalar da hata yapıyoruz. Herkes hata yapıyor. Önemli olan şu hakemlere biz destek olacağız deyip iki ay sonra hakemlerin aleyhinde konuşmak. Bence bu önemli bir konu. Nasıl bir hoca için kulüp başkanının verdiği güven önemliyse, nasıl bir oyuncu için hocasının verdiği güven önemliyse, hakemlerin de aynı şekilde bu güveni hissetmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu eğer sağlanırsa hakemler de Türkiye’de çok daha başarılı bir şekilde maçlar yöneteceklerdir.

"FATİH TERİM TARTIŞILMAZ BİR İSİM"

Fatih hoca, her Galatasaraylı için bir idoldür Galatasaray’ın sembollerinden bir tanesi Galatasaray tarihinin en önemli parçalarından biri Fatih Terimdir. Galatasaray’ın efsanesi, Türk futbolunun da efsanesi. Onunla çok kısa bir çalışma dönemim oldu ama onun da aynı şekilde oyunculara hitabeti, karizması hem Florya’dadaki enerjisi, hem taraftara yaydığı enerji, oyuncular üzerindeki etkisi tartışılmaz bir isim. Umuyorum ki zamanla o da tekrar sahalara dönecektir. Geçtiğimiz sezon da aslına bakarsanız Panathinaikos’ta başarılı bir sezon elde etti kısa bir dönemde. Takımını kupada finale taşıdı. Belki son maçta da kazanmış olsa bir kupayla da bunu taçlandırabilirdi.

ÖZEL | Tuğberk Tanrıvermiş, Kontraspor'a konuştu: Icardi ve Osimhen Real Madrid'de oynar | İdolüm Jose Mourinho! - Resim : 7

"OKAN HOCAYI İNANILMAZ BAŞARILI BULUYORUM"

Okan hoca inanılmaz ilerliyor. Zaten iki sene üst üste şampiyonluk yaşadı. Bunun yanında bu sene Galatasaray takımındaki ciddi bir artı da hem Avrupa’da hem Süper Lig’deki maçlarda fiziksel anlamda ve oyun kalitesi anlamında asla bir fark olmaması. Takım perşembe pazar ve perşembe pazartesi aynı oyun kalitesini aynı oyun şiddetini gösteriyor ciddi rakiplere karşı. Trabzonspor maçında da görme şansına sahip olduk. Okan hocayı inanılmaz başarılı buluyorum. Zaten aldığı sonuçlar ve kırdı rekorlar da ortada. Umuyorum ki bu şekilde devam eder. Galatasaray’ın şu anda ligdeki gidişatı çok iyi sadece iki tane beraberliği var. Ki zaten bütün derbileri oynadı deplasmanda Fenerbahçe derbisini geçirerek böyle bir puan farkını elde etti. Fenerbahçe’nin altı puan önündeki baktığınız zaman Fenerbahçe’de kötü bir puan ortalaması yakalamış değil iki sezondur. Ama Galatasaray hata yapmıyor. Sadece Eyüpspor Kasımpaşa maçlarında küçük kazalar oldu. Bu da gayet doğal. Bu kadar uzun hem lig hem Avrupa’nın olduğu maratonda. Ben Galatasaray kadrosunun çok kaliteli bir kadro olduğunu düşünüyorum. Belki de tarihinin en kaliteli kadrosunun olduğunu düşünüyorum. Bir takımın hücum hattını düşünün. Şu anda Icardi sakat belki ama Osimhen var Batshuayi var. Sezon başında Icardi var. Bu oyuncuları bugün Real Madrid’e koysanız, Osimhen ve Icardi rahat bir şekilde ilk 11’de oynayabilecek oyuncular. Dünyanın en top seviyesinde oynayabilecek oyuncular. Mertens kendisine fizik olarak iyi bakıyor ve bambaşka bir seviyede bir oyuncu. Çok yaratıcılığı olan bir oyuncu. Orta sahada Torreira ligin en iyi ön liberosu. Bunun yanında bu sene çok nokta bir transfer yapıldı Gabriel Sara gibi. Hem duran toplarda maçları çözüyor hem de toplu ilişkisi çok iyi. Ayrıca Galatasaray bence diğer takımlardan ayıran önemli faktör de her sene bazı oyuncuların performansını inanılmaz tavana çekmesi. Bu sene başında Kerem Aktürkoğlu gibi önemli bir kayıp oldu. Ama bu hiç hissedilmiyor. Çünkü hem bir anda Leicester City’den dönen Yunus, inanılmaz bir verim ortaya koyuyor. Yani her maçta anahtar isim oldu. Hem sahiplenişi hem altyapıdan çıkan bir isim. Ben diğer takımlarda diğer büyük kulüplerde bu tarz tavan performans veya oyun sayısını çok az görüyorum. Bunlar da aslında oyuncular için doğru şanslar ve oyuncuların da bu şansları iyi değerlendirmesi gerekiyor şu anda Yunus’un yaptığı gibi.

ÖZEL | Tuğberk Tanrıvermiş, Kontraspor'a konuştu: Icardi ve Osimhen Real Madrid'de oynar | İdolüm Jose Mourinho! - Resim : 8

"FENERBAHÇE VE GALATASARAY İLE DİĞER TAKIMLAR ARASINDA UÇURUM VAR"

Aslında bunu değerlendirirken şöyle bakmak lazım Galatasaray ve Fenerbahçe’nin kadro kalitesiyle Beşiktaş ve Trabzonspor’un ve diğer takımların kadro kalitesi arasında çok ciddi fark var. Kadro derinliği anlamında da ciddi fark var. Beşiktaş’ın belki şu anda geçen seneye göre daha kalite bir ilk 11’i oldu diyelim ama derinliği yok bu kadronun. Bence bu farkın oluşmasındaki en önemli etken hem kadro kalitesindeki farklılık, hem de kadro derinliği. Çünkü iyi oyunculara sahip olduğunuz zaman tabii ki burada teknik adamlar da iş yaptı geçen sene ve bu sene Galatasaray’da Okan hoca, geçen sene Fenerbahçe’de İsmail Kartal ve bu sene Jose Mourinho gibi bir isim geldi. Ama bunun yanında bence büyük farkı yine de transfer edilen bu yabancı oyuncular ve yerli oyuncular sağlıyor. Bunu yaparken temennim benim en büyük isteğim şu sadece rekabetin Galatasaray ve Fenerbahçe arasında Süper Lig şampiyonluğu değil, umuyorum bu sene Avrupa Ligi’nde de en azından bir yarı final, çeyrek final görürüz her iki takımımızdan da. Beşiktaş’ta tabii ki belli olmaz buna sahip olabilecek şansı var. Ama ben Galatasaray ve Fenerbahçe’nin diğer takımlarla arasında büyük bir uçurum görüyorum. Bu da aslında Türk futbolu için çok pozitif bir nokta değil.

"KENAN VE ARDA, TÜRK FUTBOLUNUN PIRLANTALARI"

Genç oyunculara aslında bunlar. Çok üst düzey oyuncular. Çok tavsiye vermenin gereği de yok bence. Konumum itibari ile de çok onlara tavsiye verecek durumda olduğumu düşünmüyorum belki ama hani şöyle söyleyeyim biri Juventus’da oynuyor Real Madrid’de oynuyor. Bu oyuncuların yetenekleri belli kariyerleri ve önleri çok açık. Söyleyebileceğim tek şey ayaklarının her zaman yere basması olur. Bu mütevaziliklerine korusunlar çok önemli başarıları kısa sürede elde edebilirler ki zaten iyi bir konumdalar. Bunların asla kendilerini değiştirmesine izin vermemeleri. Bunu yaptıkları sürece hem Kenan hem Arda Güler bana göre Türk futbolunun pırlantaları ve altınları. Daha da iyi yerlere gelecekler. İnşallah Juventus‘ta ve Real Madrid’te tamamen takımın banko ilk 11 oyuncuları olacaklardır. Türk Milli Takımı’nda da bu oyuncular önümüzdeki yıllarda hem Avrupa Şampiyonaları’nda hem Dünya kupalarında önemli başarılara imza atacağını düşünüyorum.

ÖZEL | Tuğberk Tanrıvermiş, Kontraspor'a konuştu: Icardi ve Osimhen Real Madrid'de oynar | İdolüm Jose Mourinho! - Resim : 9

Kontraspor'un Özel içeriklerini Instagram'dan takip etmeyi unutmayın